Kirazın Tadı – Abbas Kiarostami

Bu İran sinemasıyla ilk tanışmam değil. Daha öncesinde de Cennetin Çocukları, Cennetin Rengi gibi kült filmleri izlemiştim. Bu film onlara göre daha farklı; diğerlerinde genel olarak zorluklardan ders çıkarma, mutluluk çıkarma üzerine iken bu filmde olay daha çok insanın kendi varlığını doğrulama üzerine. Ana karakter olan Balii intihar etmek isteyen orta üst sınıfa ait bir kişidir. Bu aitlik aslında ona üstün olma hissi yeteneği vermiştir. İstediklerini bilen bir kişi görünümündedir. Hiç bir zaman karşısındakilere karşı alttan alma gibi bir duruma düşmemiştir. Film sonuna kadar sürekli üstün olan kendisidir. Filmde amacı öldüğünde kendisinin üstüne toprak atacak bir kişi bulmaktır. İnsanlar her yere tonlarca toprak atarken neden onun üzerine atmasınlar ki. Fakat film boyunca kimse bunu atmak istemedi. Dindar ile tanıştığında kendisine din ile ilgili söylemlerde bulundu, asker ile karşılaştığında olaya farklı bir açıdan baktı. Fakat en nihaterinde müzede çalışan bir görevli bulabildi. Adam çocuğunun hasta olduğundan ve işi yapacağından bahsetti. Fakat ona kendi dut hikayesini anlattı. Bir gün intihar etmeye o da yeltenmişti. Sabah güneş doğmadan bir ağaca kendisini asmaya gitmişti. Fakat ipi düzgün şekilde yukarıya atamadığından dolayı ağaca tırmanmış ve bir bu sırada eline gelen dutu yiyivermişti. İşte olanlar orada olmuş sonrasında bir daha , bir daha derken en sonunda sabah olmuş, çocuklar gelmiş ve hepsine dut dökmüş halde bulmuş kendisini. Burada dünyaya bir ırmak gibi kendimizi bırakırsak çok da sorun yaşamayacağımızı söylemek istiyor bence. Akan ırmakta sürüklenen bir dal gibi etrafı güzel güzel seyredip zevk almaya bakarsak herşey yolundaymış gibi görünebilir. En nihayetinde ölüm elbette bir çözümdür. Fakat dünyada yaşayan insanlar ölmeden önce ölüm için hep gençtirler.

Badi önce diğerlerine olduğu gibi bu kişiye de pek ilgi göstermedi. Arabayla eve giderken bir çift ondan fotoğraf çekmesini istedi. Sanki tüm dünya ona ihtiyaç duyuyor sürekli ona güzellikleri göstermeye çalışıyordu. Geri döndü ve adama, sabah benim üzerime toprak dökmeye gelince bana 2 tane taş at dedi. Burası çok hüzünlü bir andı. Ölmeyi herşeyden çok isteyen bir kişi bile son anlarda yaşama ihtimaline bağlanabilmişti. Adam ona 2 değil 3 tane atacağını söyledi. Çünkü arkadaşlar böyle yapar değil mi? Toprak atmak gerektiğinde toprak atar uyandırmak gerektiğinde daha iyi uyandırır.

Film beklentilerimin üzerindeydi, günümüz netflix filmlerine göre elbette yavaştı, elbette daha az karakter daha basit ortamlar daha düşük bütçeliydi. Fakat verdiği ders bakımından harikaydı.