Kayıp Sembol – Dan Brown

Kayıp-Sembol-Dan-Brown

Daha önce Dan Brown’ ın birkaç kitabını okumuştum. Bu kitabı da diğerlerin benziyor su gibi akıp geçiyor ama terkos suyu gibi tat hissetmiyorsunuz. Bir adam birşeyler buluyor ardından koşturuyor başka birşeyler buluyor sizde saf saf bakıyorsunuz. İlk başları heyecanlı başladı fakat sonlara doğru oldukça sıktı, bir yerlerden bir yerlere adamlar gidiyor birileri ölüyor falan.

 

Tavsiye etmiyorum. Boşuna zamanınızı harcamayın.

 

Sadık Hidayet – Kör Baykuş

KOR-BAYKUS Kör baykuş kitabı Sadık Hidayet’in en meşhur kitabıymış. Ayrıca çeviriyi Behçet Necatigil’in yaptığını görünce ve İran kültürüne olan ilgimden dolayı hemen okumaya başladım. Çok uzun bir kitap değil aslında 100 sayfa civarı fakat okuması biraz uzun sürdü. İçerisinde o kadar çok metafor barındırıyor ki artık bir zamandan sonra metaforları düşünmeyi bırakıp hikayeye dalıyorsunuz. Hikaye kendisini tanımaya çalışan ve bunu birtürlü başaramayan bir adam hakkında psikolojik problemleri olduğunu düşündüğüm bu adamın hayatı aslında kitap oluşturacak kadar geniş değil zaten o yüzden de fikirleri önemli zaten. Depresyon problemi olan, bunun yanında sizi de depresifleştirebilen birisi. Bu yüzden çok mutlu olduğunuz bir vakit okumanızda yarar var. Çocukluğunu birlikte geçirdiği üvey annesinin kızıyla evleniyor bu adam ve hayatı her gün daha da beter oluyor. Kadın başkalarıyla sevişirken adam sürekli evde yalnız başına kalıyor ve halüsilasyonlar görüyor. Öldürdüğü kimseler oluyor, hayaller kuruyor o kadar derin düşünüyorki bazen karşılığını siz bile düşünemiyorsunuz. Hikaye gerçekten üzerinde düşünülmüş ve gayet güzel yazılmış. Okumanızı tavsiye ederim. Bu arada son bir düşüncemi söyleyeyim; Sanırım hikayeye konu olmuş karakterin %50’si yazarın kendisi. Çünkü yazarın intihar etmesine başka bir neden bulamıyorum. Bu kadar derin düşünen birisi elbette intihar etmeli. Yazar İran’ın en büyük ailelerinden birine (eniştesi başbakan) olmasına rağmen sürekli uzaklarda yaşamış ve yalnızlıkla imtihan olmuştur. Sanırım daha fazla yaşamaya ihtiyaç duymadığından başkalarına acı vererek ölmenin en mantıklısı olacağını düşünüp yazmıştır bu hikayeyi.

 

Açlık – Knuth Hamsun

Kitap okumayı seven birisi olarak daha önce hiç Hamsun okumadığımı söylemeliyim. Hamsun çokça alışık olmadığımız türden bir yazar. Kendisi Norveç doğumlu ve benim okuduğum kitap Behçet Necatigil tarafından çevirisi yapılan Açlık kitabı.

Hamsun kitapta açlık ile sürekli başbaşa kalan fakat sürekli dürüstlük ile insanlık arasında kalan bir yazarın hikayesini anlatıyor. Bu kadar kısa bir kitaptan açlık üzerine bu kadar etkileneceğimi düşünmemiştim. Ama hemen sizi havaya sokuyor ve gerçekten açmışsınız gibi hemen yemek yiyesiniz geliyor. Bundan dolayı yanınızda bir kaç atıştırmalık olsun ve kitaptaki yazar açlığını belirttikçe lütfen biraz tıkının. Çünkü eminim sizin tok olmanız ona iyi gelecektir. Yazar çoğu zaman yiyecek bulamamaktan ama çalamamaktan muzdariptir. Bazen Allah’a ne kadar şükrettiğine tanık olur bazende lanetlerini duydukça la ilahe illallah dersiniz. Candandır, çok iyidir bir defasında yeleğini satıp birisine para verdiği görülmüş halbuki yarın yiyecek bir şeyi olmadan. Üzüldüğü bir çocuk için pastaneye gidip hiç yapmayacağı bir şeyi yapmış ve daha önceden pastacıya bağışladığı paranın aslında bir ödünç olduğunu, pastasını almaya geldiğini söylemiştir. Ağız dalaşından sonra bu pastaları çocuğa götürmüş ve bulamayınca kapısını tıklatıp oradan uzaklaşmıştır. Belki de bir melektir Hamsun, en azından pek yeyip içmediğini varsayarsanız yakındır. Bir defasında cinsel ilişkiye çok yaklaşmıştır. Hatta yoldan geçen bir kadının arkasından koşmuş pardon yürümüş çünkü koşacak kadar gücü hiç olmamış, sonra onun ile karanlık sokaklardan birlikte geçmeyi teklif etmiştir. Kadın da kabul etmiş ve sonra bir gün buluşmak üzere anlaşmışlar. O gün geldiğinde şans o ya yazarın cebinde para varmış ve kıyafeti biraz daha güzelmiş öncesine göre. Kız ile buluşmuşlar, kız evde kimsenin olmadığını söyleyince yazar evinize gidelim demiş artık parasızlıktan mı demiş yoksa gerçekten birlikte olmak mı istemiş bilmiyorum. Eve gitmişler kız yine alçak gönüllü bir şekilde yanına çağırmış onu halbuki yazar bunun o kadar da çabuk olacağını düşünmemişmiş. Ardından öpüşmüşler fakat yazar duramamış ve kızın üzerine gitmeye başlamış, naz yapıp yapmadığını anlayamamış. Kızı şimdi düşündüm de kesin akrep burcu olduğuna karar verdim. Neyse kız bunu istememiş, ama istemiş sonra ama olmamış ve yazar ayrılmış bundan. Niye istememiş bilmiyorum, belki yazara gerçekten acıdığından, belki oyunu çok ileri gittiğinden ama inancım o ki kız yazarı sevmiş ama ona yar olamayacağını anlamış çünkü bu kadar aç biriyle nasıl yaşanırdı ki. Ardından bir gün yazar onu bir “Dük” ile görür ve bir kaç gün sonra birisi zarf ile eline para tutuşturur. O zaman anlar, parayı yırtmak ister ama dayanamaz çünkü kalacak yeri bile yoktur. Mecbur cebine atar ve her zamanki gibi cebinde parası olduğundan dolayı çok mutludur artık.

Yazar bir süre sonra geminin birisine işçi olarak alınır. Ardından kimse kendisinden haber alamaz.

 

 

 

Her Okula Bir Bilgisayar Laboratuvarı

Çoktandır yazmak istediğim bir konu var. Benim dönemimin bilgisayar ile karşılaşabilmesi tam olarak lise yıllarına denk geliyor. Benim daha önceden bilgisayarım vardı ve web sitesi yapmaya çalışıyordum o aralar. Sonraları neredeyse herkesin evinde bir bilgisayar oldu fakat okulların hepsinde bir bilgisayar laboraturı olmadı. İlkokulda bu ne kadar gerekli derseniz çoğu hayalin o senelerde oluşmaya başladığını söyleyebilirim size. Gerçi son senelerde bir bakanımız artık bilgisayarı herkesin bildiğinden bahsetti. Peki madem herkes bilgisayar biliyor da google’u neden Türkler işletemiyor veya herhangi bir programlama dilimiz yok veya geliştirmeye çalışan yok veya işletim sistemimiz yok ? Yoksa varda ben mi duymadım. Tabi pardus var diyeceksiniz ama onu da doğru düzgün devam ettiremedik. O da başka bir distro’yu taban olarak kullandı zaten. En nihayetinde ama 70 milyonluk Türkiye’de bunların sayısının bu kadar az olması üzülünecek bir şey. Bunun içindir ki önerim ucuz sistemlere kayarak her okula bir bilgisayar laboratuvarının yapılması. Bunu sadece büyük şehirler için değil Türkiye genelindeki her okul için yapmanın gerekli olduğunu düşünüyorum. Türkiye’de 05-09-2012 Tarihinde 31480  Tane ilköğretim okulu bulunmaktadır. Bu okullara 24 Kişilik bir laboratuvar yapılacak olsa maliyeti bir bilgisayar için monitör dahil en az 800-900 Civarında olacaktır. Ayrıca bu bilgisayarlara Windows ve Office benzeri yazılımlar alınması gerektiğinden dolayı 100-150 TL Lisanslama parası gerekmektedir. Toplamda 1000 TL civarına gelecektir bir bilgisayar.

Bizim bir okulun labaratuarından beklentimiz ne olmalıdır?

Sanırım çoğu öğretmen word,excel bilgisin isteğindedir. Bunlar basit olaylardır ve öğrenciyi Microsoft’a bağımlı kılar. Bundan dolayı microsoft bir çok eğitim kuruluşuna bedava yazılım dağıtmaktadır. Hatta eğer devletimiz anlaşma imzalarsa üzerine microsofttan para bile alabilir. Neyse işin politik tarafını bir yere bırakalım şimdilik. Dediğim gibi

31480*1000*24 = 755.520.000  Maliyeti gayet fazla çıkıyor. Yaklaşık 5-6 sene arası bu bilgisayarların yenilenmesi gerektiğinden (Hasar dolayısıyla) Maliyet çok daha fazla olacaktır. Tabi buna fazladan elektrik + teknik destek de dahil değil

Önerim:

raspberrypi21

Günümüzde küçük bilgisayarlar oldukça rağbet görmektedir. Benim önerim her laboratuvara bir rasperry pi konulmasıdır. Bunun maliyeti gerçekten ucuz ve üzerinde Word ve Office benzeri dahil program dahi yazılabilecek bir platform dur. Bunun sonucunda öğrencilerimizin Microsoft’a olan bağımlılığı azalır ve kendini geliştirmek isteyen ve open source programlamaya merak salmış gençler görürüz. Dışarıya olan yazılım bağımlılığımız azalır ve algoritma geliştirebilen bir gençliğe sahip oluruz. Peki bunun bize maliyeti ne kadar olacak.

Raspberry pi şu anda şahısa 92’tl ye satılıyor ve 21 inç bir monitör son kullanıcıya 200 TL civarında satılmaktadır. Yani Şu anda 300 TL’ye bilgisayarımız hazır duruma gelecek. Basit bir hesap yaparsak

31480*300*24 = 226.656.000 TL

Böylece maliyeti 1/3 e indirmiş olduk. Peki günümüz PC’si ne kadar elektrik harcıyor.

i3 işlemcili bir bilgisayar saatte 60-70 Watt arasında harcamaktadır. Ayrıca CD’rom ve bunun gibi çevre birimleri de 130 Watt civarında olacaktır.  Yani toplam 200 Watt .Buna karşılık raspberry pi ise sadece 5 watt harcamaktadır.  Haziran fiyarlarına göre bir kW’ın ücreti 36 Kuruştur. Basit bir hesap yaparsak;

200 W * (öğrencilerin bu dersi aldıkları saat sayısı – 8 saat * 3 gün) 24 * (Bilgisayar Sayısı) 24  * 4(Hafta) * 31480 = 5.222.154 TL

Raspberry pi için yapacak olursak bu hesabı

5 Watt * (öğrencilerin bu dersi aldıkları saat sayısı – 8 saat * 3 gün) 24 * (Bilgisayar Sayısı) 24  * 4(Hafta) * 31480 =  130.553  TL

Görüldüğü gibi diğer bu bilgisayar için harcanacak elektrik ücreti diğerinin 40’da biri. Olaya bu şekilde bakınca da hep devlet hem öğrenciler için daha karlı bir iş olacaktır.

Öğrenciler için olan kãrı biraz daha açmak istiyorum.

Benim çocukluğumdan , ilk bilgisayarların Türkiye’ye gelmesine denk geliyor , itibaren hep microsoft ürünlerini kullandım. Sonraları bazen Linux’a geçebildim ama çalıştığım firmalar da sürekli Microsoft kullandılar. Lisede Visual Basic Öğrendik, Üniversiteye geldik C# öğredik ve Microsoft’un adımıza açtığı hesapla işletim sistemi dahil herşeyi indirdik. Paralı olan şeyleri bedava kullanabildiğimizden dolayı sürekli onları kullandık. Fakat bir taraftan da Linux kullanıyordum. Linux’da sağlanan özgürlük Microsoft’a göre çok daha fazlaydı. Ayrıca geliştirmek için daha iyi bir ortamdı. Fakat mecburen çalışma ortamın da da Microsoft kullanıyorum şu anda. Onların gösterdiği şekilde kodluyorum onların fikirlerinin dışına çıkamıyorum. Farklı bir şey görmek istemiyor kimse çünkü herkes o kadar çok alışmış ki çoğu kişi linux bile kullanmamış hayatında. Evde bir bilgisayarıma linux kurdum ve öğretmen olan babam üzerinde denemelere başladım. Kendisi e-okul haricinde pek sitelere giremeyen birisi ama o da kolaylıkla öğrendi kullanmayı ve evde linux kullanıyoruz. Ayrıca öğrencilerin kendileri ifadesi ve özbenliklerini kazanmalarına da programlamanın katkıda bulunacağı kanısındayım. Sadece bir ders olarak görmemek lazım her alanda başarıya etki eden bir konudur programlama. Bu öneriyi yazmamdaki neden biz ve bir-iki nesil sonrası teknolojik olarak yeni bir ürün çıkaramayacak düzeyde. Sonraki nesillerin de bu konuda sorun yaşayabilecek olmaları beni üzmektedir. Bundan dolayı öğrencilere kendilerini ifade edebilecekleri basit arayüzlü ve küçük progralama oyunları benzeri programları olan bir bilgisayar sunabiliriz. Bunun adı da şu anda raspberry pi

 

10 Harika Javascript Kütüphanesi

Javascript kütüphaneleri artık olmazsa olmazımız. Her projesinde jQuery kullanmayan yoktur herhalde, Bu gün farklı amaçlarla farklı yerlerde kullanabileceğiniz 10 harika javascript eklentisini göstermek istiyorum.

Dynamo.js

Dynamo JS

Dynamo JS HTML içersinde kullanıcının görmesini daha fazla istediğiniz yerleri manipüle ederek, dikkatini çekmeyi amaçladığınızda kullanabilirsiniz.

 

 

 

Dropkick JS

dropkickjs

Dropkick JS kullanıcılarınıza farklı combobox türü sunmak isteyen web programcıları için kullanılabilir.

 

 

 

 

 

Hammer JS

 Hammer JS ile multitouch özelliği olan tablet ve bilgisayarlar için oldukça kolay bir şekilde kontrol yazabilirsiniz. Sitenin girişinde bulunan jQuery kodu da oldukça güzel, swipe left olduğunda şunu yap tarzi kodlar yazmak gayet basit.

 

 

 

Holder JS

Holder JS projeleri hazırlarken kullanacağımız görsellerin kesin belli olmaması halinde kullanabileceğimiz gayet güzel bir eklenti, img tagının içerisine istediğimiz imaj ölçüsünü söyleyerek o boyut bir imajın bize geri dönmesini sağlıyoruz. Gayet kullanışlı bir eklenti.

JsZip

Bu eklenti sayesinde artık zip dosyalarını js ile açıp,düzenleyip kaydedebilirsiniz. Daha söyleyecek birşey kalmadı javascript için, gittikçe güçleniyor.

 

 

Kartograph JS

Google map günümüzde oldukça fazla kullanıcı topluyor. Fakat Kartograph kullanıcılara google map olmadan da harita üzerinde veri göstermelerine yardımcı oluyor. Oldukça güzel bir kütüphane, veri ile uğraşanların incelemeleri gayet güzel olur.

Morris JS

Güzel görünüşlü grafikler hazırlamak bu eklentiyle oldukça kolay.

 

 

 

 

moke JS

Smoke JS ile kullanıcılara  güzel bir şekilde popup çıkartabilirsiniz, ve istediğiniz bilgileri bu js kütüphanesiye kullanıcıdan alabilirsiniz.

 

 

 

uri js

Bu javascript kütüphanesi ile artık URI parse etmek çok daha kolay. Regexle uğraşmadan doğrudan URI’dan istediğimiz bölümü parse edebiliriz.

 

 

 

 

 

uiji JS

Uiji Jquery’e eklenti olarak gelen bir kütüphane ve bu kütüphane ile daha hızlı html içeriği hazırlayabiliyoruz.

 

 

 

 

 

PHP Fog ve Cloud Hosting.

Merhaba arkadaşlar bu gün sizlere Cloud hosting hakkında bilgi vermek istiyorum. Cloud hosting VPS gibi çalışan fakat parayı büyük firmalara verdiğiniz hosting çeşididir. Yani sadece php web sitesi host etmek istemiyorsanız konfigürasyonlarını yapmak ve ssh üzerinden bağlanıp değişiklikler yapmak istiyorsanız. Ya vps kullanmanız gerekiyor ya da cloud hosting yapısı bunun için bir kaç servis bulunmakta. Amazon AWS, Microsoft Azure ve küçük çaplı bir kaç site daha(Gayet güzel servisler var) Ben bu gün size php için bulduğum bir siteden bahsedeceğim. Adresi : https://phpfog.com/ buradan yeni bir kullanıcı açarak linux üzerinden ssh ile bağlanabilir bir hale geleceksiniz. Dosyalarınız git kullanarak bu server'a yükleyebilirsiniz. Üye olduktan sonra yapmamız gereken bir kaç iş var öncelikle burayı kendi server'ımız gibi kullanabiliriz yani ssh üzerinden buraya veri transferi yapabiliriz. Sitenin paneli gayet güzel hangi dili kullanmak istiyorsak ona göre tek tıkla server'a o yazılımları yüklüyor. Siteye üye İlk ekranda aşağıdaki gibidir.Buradan istediğiniz framework'ü veya cms'i seçebilirsiniz.  Bu projede ben Twitter bootstrap kullanacağım. Mysql şifresini de girdikten sonra sitemize bir ad verelim. Benim sitemin adı sahinyanlik2.phpfogapp.com olacak. Kaydettikten sonra status'e bakarsanız istediğiniz işlemlerin tamamlanıp tamamlanmadığını görebilirsiniz.  
Status bölümünde yeşil ışığı gördükten sonra artık ssh ile bağlantımızı yapıp git ile dosyalarımızı değiştirebilir ve push edebiliriz anlamına gelmektedir.   Bunun için ben bir linux makine kullanıyorum. SSH dediğim olay windows veya linux makine üzerinden başka bir makineye güvenli bağlanmak için kullanılan bir sistem. Bunun için windowsta putty adında bir tool ile server'ıma bağlandım. Bunun için internette araştırma yapmanız gerekebilir. Şimdi oluşturmak gereken şey; 1- Yeni bir ssh key oluşturmak. Bunu phpfog'a tanıtmak. 2- Dosyaları git ile çekmek veya atmak. 1-) ssh ile server'a root olarak giriş yaptıktan sonra.
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
cd ~/.ssh // ile ssh keylerin bulunduğu bölümü açabiliriz.
ls // Burada key olup olmadığını kontrol ediniz.
// Eğer keylerimiz varsa önce bunların yedeklerini alalım.
mkdir keyler
cp id_rsa* keyler
rm id_rsa*
// Yukarıdaki gibi yazdığımzda artık id_rsa* dosyamız silinecek eğer bu dosya zaten yoksa yukarıdaki işlemi yapmamız gereksiz.
// Şimdi tekrardan şifre oluşturalım
ssh-keygen -t rsa
// Önünüze gelen herşeyi enter yapıp geçin tabi daha ince ayrıntısını öğrenmek istiyorsanız google'dan aratabilirsiniz. Şifreniz oluştu
ifreniz lu anda id_rsa.pub adnda olan dosyann ierisinde
Bu dosyay cat ile aalm ve ierisini kopyalayalm
ssh-rsa ile balayan ve ierisinde karmak karakterler olan bir dosya olmas gerekiyor. Bunun ieriini tamamen kopyaladmzda.
https://phpfog.com/account#/ssh_keys Public key yazan yere yapıştıralım ve kaydedelim sonrasında onaylandığına dair bir ekran görmeniz gerekmekte. Böylece Public key ile private key birbirlerini görmüş oldu ve artık güvenli bir iletişim sağlamış olduk. 2. Adım git ile erişmek : Birinci adımda ssh güvenliğini tamamladık böylece dosya download edebilir veya yükleyebiliriz. Bunun için git gerekmektedir. İnternetten arattığınızda bununla ilgili bir ton kaynak bulunmaktadır. Benim server'da yüklü olduğundan dolayı ben kolayca kullanabiliyorum.
1
2
3
4
5
6
7
git clone git@git01.phpfog.com:sahinyanlik1.phpfogapp.com
// Serverda bulunan bootstrap dosyalımızın kullandığımız bilgisayara indiğini göreceksiniz.
// Artık sahinyanlik2.phpfogapp.com dosyası oluştu ve içerisinde dosyalarınız bulunmaktadır.
//herhangi bir dosyayı değiştirdiğinizde. Yapmanız gerekenler
git add . // Bunların hepsini git'e ekle.
git commit -m "İlk değişiklik"
git push -> Tebrikler artk dosyanz cloud hosting'de bulunmaktadr.
İyi çalışmalar..
 

Mailing Sayaç…

Merhaba arkadaşlar bildiğiniz gibi mailing siteye üye toplama için veya bilgilendirme için yapılan bir teknik. Bunun sayılması ve istatistiğinin tutulması gerekmekte. Mailing'i kendi sunucumuzdan yaparsak spam olacağından dolayı başka firmalar ile anlaşmamız gerekmektedir. Örneğin biz onlara 100000 kişiye mail atılacağını söyledik. Bu kişilerde maili attılar. Peki mail kaç kişi tarafından okundu, link'e tıklayıp sitemize geldiler mi? Kayıt oldularmı ? Siteye gelip gelmemesini referrer ile yapabiliriz. Peki maili açtığında okumak için ne yapmalıyız. Bunun en basit çözümü şu şekilde; Mailing'in içerisine 1 px transparan bir imaj yerleştirin. Fakat bunu bir php scripti ile yapacağız. mailing içerisinde
1
<img src="/.../x.php?ay=10"/>
gibi bir imaj olacak ve biz bu imajı php ile bastıracağız. Aşağıda bunun için hazırlanmış bir kod bloğu var. Okuyarak bunu kolayca sitenize entegre edebilirsiniz.
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
<?php
    // Bu sayfada foto download ettirilip sayılması sağlanacak.
    if((int)$_REQUEST['ay']>0 && (int)$_REQUEST['ay']=<12){
    $filename='kasimayi.png';
    fopen($filename,'rb');
    $size=getimagesize($file);
    header('Content-type:'.$size['mime']);
    
  $sql=sql_query("insert into mailing_okuma_sayac set
  tarih = NOW(),
  referer = '{$_SERVER['HTTP_REFERER']}',
  header = '{$_SERVER["HTTP_USER_AGENT"]}',
  ip = '{$_SERVER['REMOTE_ADDR']}'");
    }
    readfile($filename);
?>
 

Chrome CSS sorunu

Merhaba arkadaşlar Chrome cache'i silsek bile bazı dosyaları prefetch ettiğinden dolayı(hızlı çalışmak için) bunları silemiyoruz. Örneğin css'de bir değişiklik yaptınız ve karşı taraf cache'i silmek istemiyor. Bunu nasıl karşı tarafın bilgisayarında düzeltebiliriz sorunuyla karşılaştım. Bunun için şöyle bir olay yapabiliyoruz :
1
<link rel="stylesheet" xhref="http://www.sahinyanlik.com.tr/style.css?version=1" type="text/css" />
Gördüğünüz gibi css'yi tekrardan serverdan çekmesini sağlıyoruz. Kolay gelsin.